15 Aralık 2012 Cumartesi

12.12.12

Bugün cok sevgili Elif ile yaptigimiz ufak capli bir tur ile karsinizdayim. :):)
Ay yok olmuyor böyle.  Ben gene okuldan kacip gezmeye gittim. :D Kacmak icin hakli bir sebebim vardi ama. Yan sinifla gün yapiyorlardi. Neyse.
Ilk duragimiz ne zamandir gitmek istedigim Kocamustafapasa'ydi. Ikinci Bahar burada cekilmisti, belki bilirsiniz. Gecen sene tekrarini izlemistim, o zamandan beri gitmek istiyordum. Gerci kocamaaan bir hayal kirikligi oldu benim icin. Bir halt yoktu cünkü. Vardiysa da biz bilmiyorduk. Zaten Elif'in de dedigi gibi efes ve yeni raki sponsor olmus mahalleye. Fatih'e bagli oldugu icin sok gecirmedim degil. :P


Aslinda ilk duragimiz Sultan Ahmet'ti. Yalancilik olmasin. Cünkü gecen tanistigimiz korelilerden birisine pismaniye vermem gerekiyordu. Onu verdikten sonra Sultan Ahmet'in arka sokaklarinda kaybolaraktan Cankurtaran duragina gittik. Sultan Ahmet'in kendisine, ön ve arka sokaklarina bayildigim icin cok hos bir kaybolmaydi benim icin.



Neyse, KMPye dönelim. Dedigim gibi bir halt yoktu. Ama sahili cok güzeldi. Tam karsinizda Kadiköy ya da Kadiköy'ün saginda ne varsa o var (cümleye bak ) solunuzda da Sultan Ahmet falan. Manzara süperdi yani.


Bolca fotograf cekindikten sonra Cihangir'e gittik. Aslinda o arada Dolmabahce Camii'ye gidip kahve de ictik ama fotograf koymaya gerek yok. Gecen gün koymustum zaten. Neyse, Kabatas tramvay duraginda Hobbit'in afisi vardi. Bi sarilmadigim kaldi. Hatta onu bile yapmis olabilirim, cünkü görünce kendimi kaybetmistim.


Cihangir Camii'nin bahcesinde cok ac bir kediyle karsilastik. Cihangir zengin mahallesi halbuki, niye beslemediyseler artik. Kendi hayvanlarini beslemekten vakit bulamiyorlardir. Ayrica kedinin kuyrugu yoktu, Elif kisirlastirmak icin kesiyorlar dedi. Aslinda Cihangir'deki evcil hayvanlarin coklugunu düsünürsek ortada gezecek olan babasiz kediler (jhasjhdsahjsa) icin iyi bir sey. Yavrular genelde ölüyor bakilmadiginda, simdi hava da soguk. LAN NE DIYOM BEN YA. Kedi besledim yaptigim pogacayla kisaca.


Efendim son olarak da Cihangir'deki muhtesem manzarali bir parka gittik. Önde Nusretiye Camii, arkada da tarihi yarimada. Isin icine tarihi yarimada giriyorsa benim icin olay bitiyor zaten.



Bu arada gezi yazilarimiz azabilir, cünkü bayagi kactim ve sinifta kalma ihtimalim var. Zaten bekleyen 5 yazi var, onlari yazarim.  Saglicakla kalin.:P

5 Aralık 2012 Çarşamba

Üç camii, bir kule

Üsküdar-Eminönü vapurunun sag tarafina oturursaniz görürsünüz, Kabatas-Karaköy arasinda bir sürü camii var. Her gün vapura biniyorum ama birinin bile adini bilmiyordum. Isimleri kabatastaki camii, tepedeki camii ve istanbul modernin oradaki camiiydi benim icin bugüne kadar. Artik biliyorum. Dolmabahce Camii, Cihangir Camii ve Nusretiye Camii imis isimleri. Aslinda bir sürü camiivar ama dikkat cekici olan bu üclü.
Kabatas'tan basladigimiz icin ilk duragimiz Dolmabahce Camii. Mimari Garabet Amira Balyanmis. (hayatimda ilk defa duydum )(ama mezari bizim burdaymis :P) Dis mimarisi mükemmel zaten, icine girince de mest oldum. Tek kelimeyle harikaydi.  





Oradan Cihangir Camiiye gittim. Bir merdiven ciktim ki daglar taslar. Dimdik ve düzensizdi bir de cikana kadar anam agladi. Ama merdivenin manzarasi on numaraydi. 


Neyse camiinin avlusuna girdim baktim camii kapali. Sok oldum. O kadar merdiveni bosuna mi ciktim diye düsünürken bahcesini gördüm camiinin. Iyi ki cikmisim dedim. Istanbul ayaklarimin altindaydi. Su an tarif edemiyorum o mükemmelligi. Fotograflar da kifayetsiz kaliyor.  Karsinizda Üsküdar ve Kadiköy, saginizda tarihi yarimada, mükemmel, mükemmel. Tam kitap okumalik yer orasi. Semt olarak da bayagi bir issizdi, merdivenden cikarken yusuf atmadim degil yani. :P



Bu camiinin mimari da Mimar Sinanmis. Dolmabahce Camiiyle kardes gibiler, ben ayni kisinindir diye düsünmüstüm. Garabet calmis demek ki. :p Sinaninki 1500, Garabetin 1800 cünkü.
Camiinin dönüsü gidisten daha kolay oldu. Galata Kulesi görünüyordu uzaktan, cok hostu.



Ücüncü camiimiz de Nusretiye Camii. Adinin aksine ben ona kiz gibi bakiyorum. (aslinda nusretiye kiz adi ya hahahahahh, naci naciye oluyorsa, nusret de nusretiye oluyordur. ) Cok asil bir durusu var. Bunun mimari da Krikor Balyanmis. Garabetin babasi. Icine giremedim, insaat vardi. (camii insaatlarindan biktim artik, Süleymaniye ve Ortaköyde de var, bi bitemedi)


Son olarak da gene ne zamandir gitmek istedigim Galata Kulesi'ne gittim. Onun icin de öküz gibi bir yokus ciktim, bir de hizli olmak zorundaydim cünkü gün batimina yetismek istiyordum. Gerci tam yetisemedim ama olsun. 


Manzara süperdi. Tüüüüüm Istanbulu görebiliyordum. Ama balkon cok kücüktü. Lokantayi biraz kücültüp balkonu daha genis yapabilirlerdi. Iki kisi gecemiyordu ki ben olunca o sayi bire iniyor zaten. :p